Korumalı: 1

Bu içerik parola ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağı parolanızı girin:

SİYASİ BUHRANLARIMIZ-1… (yine mi seçim !!!)

16907_4289163740410_799775513_n

günlerden seçime şu kadar gün kaldı günü…

sağ olsunlar siyasi parti liderleri “yine yeni yeniden” başladılar seçim vaatlerine..

bizim seçemediğimiz ama seçtiğimizi zannettiğimiz partilerin kendi çıkarlarına göre sıra sıra dizdiği millet vekili adayları da gözümüzün önünden yavaşça silinip gidiyorlar şu an…

nasıl olsa bizim için şehrimizde kimin millet vekili olmasını istediğimiz değil, hangi parti liderine sevdalandığımızdır önemli olan…

Öyle ya biz neye göre oy veriyoruz…

kime ve ne için…

futbol takımı tutar gibi parti tutuyoruz…

ne parti tüzüğü biliriz,

ne partinin ekonomi planını,

ne insan hakları fikirlerini,

ne de geleceğe yönelik planlarını…

“bildiğimiz yegane şey Bir partinin İsmi ve adeta aşık olduğumuz Lideri…”

 

günümüzde tam bir kaos ortamı içindeyiz, kabul etsek de etmesek de…

yargıya güvenin olmadığı…

polise güvenin olmadığı…

askere güvenin olmadığı…

devlete ve makamlarına güvenin olmadığı…

sınav sistemleriyle dolu ülkemin sınavlarına güvenin olmadığı…

hakemlere güvenin olmadığı…

federasyon başkanına güvenin olmadığı…

sanatçılara ve ünlülere güvenin olmadığı…

basına güvenin olmadığı…

anama, babama, arkadaşıma bile güvenmediğim bir kaos ortamındayız…

ne gerçek ne yalan bilinmez, bilmez bir haldeyiz…

bir bakıyoruz…

tarihimiz değişiyor…

evet bize okul hayatımızın başlangıcından beri öğretilen tarihimiz bile gelecekteki insanlarla güncelleniyor… kendince…

şimdi siz parti liderleri çıkıp bana vaatlerde bulunuyorsunuz ya…

biz sizi dinlemiyoruz ki aslında…

“biz eve götürdüğümüz 3-5 kuruşun hesabında aman yavrumun aldığı lokmaya bir şey olmasın diye sinmişiz…”

ve ben ne dersem diyeyim hep siz haklısınız ki…

zengin değilim ki millet vekili olayıp hakkımı savunayım….

yalaka değilim ki inanmadığım halde bir partinin altına girip çıkarlar elde edeyim…

ben işimde gücümdeyim…

yani tüm bu yazdıklarıma bakılınca sizlerin hiç birinize inanmıyor, savunmuyor, desteklemiyor, tanımıyorum…

ve inanın bunun suçlusu siz değilsiniz… sizi de kınamıyorum yani…

toplum böyle çünkü…

bakın sosyal medya dünyasına,

yada bir esnaf dükkanının önünde ki sohbete,

iş yerinizdeki arkadaşlarınıza…

herkes kendi sempatizanı olduğu parti ve liderini aklama çabasıyla, paylaşımlar, savunmalar, tartışmalar modunda…

ki suçlu suçunu kabul etse bile inanmayıp hala savunulan bir yapıdayken biz…

çünkü toplumun bir çok kesimi benliğini yitirmiş durumda…

ibadetin gizli ve kendine yapılması gereken inancımızda reklam ede ede camiye gidip, namaz kılıp, ahlaktan bahsedip, tartıda sahtekarlık yapan, 1’e aldığını 10’a satan, kazandığı parayı pavyonda yiyen yine halkın bir kesimi…

solcuyum deyip kendince marjinal olmayı hak sayıp, içki içen, ibadet etmeyen, nerede zevk düşkünlüğüne ait iş var onu yapan yine biz değil miyiz….

halk zaten kesim kesim kendi çıkarlarıyla kendine göre hayatı yaşamayı seçmiş, siyasileri hor görmek hakkımız mıdır.

kutuplaşıp, karşı düşüncelere kendimizi kapatıp, devamlı

birbirini aşağılamaya çalışan,

birbirine hakaretler savuran,

karşı düşünceleri dinlemeyen,

devamlı kavga eden,

yine biz değil miyiz…

 

hepimizin etiketleri var…

biz istemesek de çevremiz takıyor o etiketleri…

 

etiketlerin bol olduğu,

özgürlüğün olduğu ama özgürlüğün olmadığı,

yalanların, dolanların, ahlaksızlığın, reklam kokan hayatların, dinin, inancın tamamen sömürü haline geldiği bir yerde…

ne yapılabilinir ki…

 

sen daha halkına otobüste orta kapıdan binince bilet atmadan çarşıya gitsem ne güzel olur düşüncesinden kurtaramadı isen,

yada tramvaya biri görmeden kaçak binmeyi marifet sayan zihniyeti eğitememiş isen, ne beklersin ki gelecekten.

 

bizim daha bize saygımız yok ki…

 

ben yoruldum bu kutuplaşmadan… düşmanlıktan… çıkarcılıktan…

ne ye inanıyorsan inan

Önce Adaletli

Önce Dürüst

Önce Sevecen

Önce Saygılı

Önce Hoşgörüşü

Önce İNSAN olmak için ne gerekiyorsa… O şekilde ol sen..

Unutma topraktan geldik, toprağa gideceğiz…

Kalmadı kimseye bir şey bu hayattan…

Yunus Emre’nin dediği gibi…

Untitled-1

 

Oğuzhan Abdi OĞUZ